Korkuyorum! Prof. Dr. Abdulkadir Güllü
Yapılan hataların çokluğu beni korkutuyor.
İnsanların düşmanlıkta haddi aşmaları beni korkutuyor.
Ahlaki ve İnsani değerlerin yok sayılması beni korkutuyor.
Maddi çıkar için manevi değerlerin vasıta yapılması beni korkutuyor.
İnsanların birbirini anlamak için değil avlamak için dinlemesi beni korkutuyor.
Taraftarlık ve aleyhtarlığın gözleri ve gönülleri karartması beni korkutuyor.
Bazı sorumluların görmemek ve görmezlikten gelmekteki pişkinliği beni korkutuyor.
Kanunları keyfe keder, yoksulluğu kader saymak beni korkutuyor.
Adaletsizliği gücün göstergesi, itaatsizliği demokrasinin gereği saymak beni korkutuyor.
Nefretin bu kadar çoğalması, sevginin sürgüne gönderilmesi beni korkutuyor.
İnsan gibi yaşama hakkının, farklı düşünme ve söz söyleme özgürlüğünün istiskali ve istismarı beni korkutuyor.
Bazen geçmişte yapılmış ve tövbe edilmiş günahların şimdi işlenmiş gibi gündeme getirilmesi ve işlem yapılması ve gelecekte de böyle olması ihtimali beni korkutuyor.
Ey sevgili insanlar, ey sevgili yöneticiler, ey sevgili yönetilenler, bu kadar korkuyu yaşamak, yaşatmak, hissetmek ve hissettirmek zorunda mıyız?
Niye sevgiye bu kadar kendimizi kapattık? Hepimiz bir şekilde günahlar işledik ve hepimiz yüce Rabbimizin huzuruna çıkacağız. Orada adaletsizlik olmayacak, orada torpil ve kayırma, bizden, sizden, olmayacak. Orada niyetlerimizin, inançlarımızın ve amellerimizin karşılığı olacak. Oranın hazırlığı burası değil mi? Buradaki sevgi, merhamet, şefkat, adalet vb. orada karşımıza çıkmayacak mı; buradaki öfke, nefret, adaletsizlik, torpil, haksızlık vb. orada aleyhimize olarak karşımıza çıkmayacak mı?..
Orada mağdur olmaya, elimizle kötü muamele görmeye razı mıyız? Bu işin sevgi tarafını niçin unutuyoruz? İnsan nefretle küçülür, sevgiyle büyür. Ey nefsine, öfkesine yüz verenler, artık işin bu tarafını da bir masaya yatıralım ve insanın eşref tarafını yaşayalım ve yaşatalım, huzur hepimiz için lazım, huzursuzluktan, kavgadan kargaşadan, yorulmadık mı?
Yüce Rabbimiz birbirinizi affetmemizi, sevgiyi öne çıkarmamızı ve yardımlaşmamızı emretmiyor mu?
Başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmenin, huzurlu bir ülke ve millet ortamını yaşamayı inşa etmenin zamanı gelmedi mi?
İnancımızın, töremizin, medeni insanlar olmanın güzelliklerini, meşruiyet içerisinde hızlıca yaşamak için sevgi adımlarını atmaya var mısınız? İnsanı ve insanları Yaratan’dan ötürü sevmeye ve insani değerleri sonuna kadar yaşamaya ve yaşatmaya var mısınız?
Yoksa yok musunuz!..
Prof. Dr. Abdulkadir Güllü
İnsani Değerler Derneği Genel Başkanı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.